|
Tardif Diskinezi ya da TD, esas olarak aynı zamanda klasik nöroleptikler ya da tipik antipsikotikler de denilen eski antipsikotik ilaçların kullanımında gözlemlenen ve sonradan ortaya çıkan bir yan etkidir.
TD istemsiz ve tekrarlanan hareketler ile karakterize edilmekte olup, istemsiz özgür irade ya da bilinçli bir çaba ile kontrol edilemeyen anlamına gelmektedir. Bu hareketler aralıksız ya da kesintili olabilmektedir. Hareketler uykuda ya da belirli ve bilinçli hareketler yaparken anlık olarak durmaktadır.
Tardif Diskinezi ya da TD’nin en yaygın şekli ağız etrafındaki kaslarda görülen tiklerdir. Bu çene, dil ya da tüm ağzı etkileyebilmekte ve içine alabilmektedir. TD hastaları sürekli çiğniyor ya da yutkunuyor gibi görünmektedir. Bununla birlikte bu hareketler aynı zamanda kollar, bacaklar ve gövdeyi de etkileyebilmektedir.
Hayati tehdit edici bir durum olmadığında TD’nin tehlikeli olduğu düşünülmemektedir. Ancak bozukluğun yan etkileri fark edilmektedir. Ve sonuç olarak hastanın utanmasına sebep olmaktadır. Diğer kişiler de bu durumu rahatsız edici bulmaktadır. Sonuç olarak TD hastaları sosyal iletişime girmeme eğilimindedir; çünkü bu durum istenmeyen ilgiye sebep olmaktadır. TD hastaları etrafındaki kişiler tarafından tuhaf olarak algılandıkları için, TD utanç verici bir hastalıktır.
TD sadece klasik nöroleptikler ya da tipik antipsikotikler ile görece uzun süreli bir tedaviden sonra gelişmektedir. Bu tür ajanlar ile tedavi edilmiş hastaların %20 ile 40’ı TD yaşamaktadır. Bu hastaların %50’si sadece hafif ile orta arasındaki TD yaşarken, %10’u şiddetli tardif diskinezi yaşamaktadır. Klasik nöroleptikler ya da antipsikotikler ile yapılan tedavinin her senesinde TD riski artmaktadır. Kadınlar ve yaşlılar daha fazla risk altındadır.
TD başladıktan sonra tedavi zor hale gelmektedir. Bazen kısa süreli titremeyi kontrol etmek için kullanılan ilaçlar TD’de işe yaramamaktadır. Bazı vakalarda bu ilaçlar TD’yi daha kötü bir duruma bile getirebilmektedir. TD başlamışsa, kullanılan ilacın dozu kademeli olarak değiştirilmelidir. Bazı vakalarda ilacın değiştirilmesi gerekmektedir. Bu tür vakalarda yeni antipsikotik bir ajan ya da atipik bir antipsikotiğe geçmek daha iyi olabilmektedir. Nadiren, TD ani bir şekilde kaybolabilmektedir. TD ile ilgili endişeleriniz varsa, gecikmeden doktorunuz ile ilacınız hakkında görüşün . İlacın değiştirilmesi TD semptomlarını hafifletebilmektedir.
1993’ten bu yana kullanılan yeni sınıf ya da tür antipsikotik ilaçlar, istemsiz kas hareketleri ya da TD’yi içeren daha az istenmeyen yan etkiye sebep olmaktadır. Bu ajanlar ya da ilaçların bir kısmının, gerçekten daha az TD’ye sebep olup olmadığını söylemek için henüz çok erkendir. Bununla birlikte bazı uzun süreli çalışmalarda TD’nin görülme sıklığı yeni ilaçlarda eski ilaçlar ile karşılaştırıldığında 4 ile 6 kat daha azdır. Belirli diğer çalışmalarda ise atipik antipsikotiklere geçen hastalardaki mevcut TD’de bir azalma gözlemlenmiştir.
Antipsikotik ilacınız ya da sevdiğiniz bir kişinin aldığı ilaç hakkında doktorunuz ile görüşün. Doktorunuz yan etkilerin oluşmasını önlemeye yardımcı olabilir ya da yan etkiler yaşandığında bir çözüm bulabilir.
|