Giriş İletişim Site haritası Sözlük Yardım
Ana sayfa
 
Bu sitenin tıbbi ve bilimsel içeriği Avrupa Danışma Kurulu tarafından hazırlanmış ve editoryal rehberliğimiz altında ulaştırılmıştır Avrupa Danışma Kurulu

HON Vakfının HONcode ilkelerine bağlıyız. HONcode ilkelerine bağlıyız.
Buradan teyit edin
Filmler ve Kitaplar
Giriş | Filmler | Kitaplar

Sosyal bilimler, kitle iletişim araçlarının genel düşünce ve tutumları giderek daha fazla etkilediğini kanıtlamaktadır. Bu bilimler aynı zamanda medyanın gelişmiş sanayi toplumlarındaki kültürel etkisine giderek daha fazla yoğunlaşmaktadır.

Günümüz internet çağında görsel işitsel yayınlar -radyo, filmler, televizyon- ve teknolojik yenilikler gezegenin en uzak yerlerine görüntüleri ve sesleri bize sunmaktadır. Sonuç olarak bu araçlar entelektüel ve sosyal kavramların dünyaya yayılmasında baskın rol oynamaktadır.

Diğer taraftan, daha “klasik” olan medyanın etkisi de küçümsenmemelidir. Tarihte hiçbir zaman bu kadar kitap satılmamıştır ve ‘yeni’ ve ‘klasik’ medya arasında her ikisini de harekete geçiren ve gittikçe artan bir zıt besleme mevcuttur. “Akıl Oyunları” filmi, filmin uyandırdığı ilgiden önce hiç satmayacak olan bir kitaptan uyarlanmıştır.

Filmler ve kitaplardaki Psikoz

Bu bölümde filmlerden de görülebildiği gibi, insan zihnine ve bu zihinde küçük zihinsel problemlerden psikoza kadar ne gibi problemlerin olabileceği konusunu ele alacağız.

Hastalar ve doktorlarının filmlerdeki sunuluş şekillerinin, film izleyicilerinin bu hastaları ve kendi bozukluklarını algılamalarında ani bir etki yarattığı kuşkusuzdur.

DSÖ şu anda dünyada 350 milyondan fazla insanın bir zihinsel bozukluk sebebi ile bir çeşit yardıma ihtiyaç duyduğunu tahmin etmektedir. Dolayısıyla zihinsel problemlerin medya tarafından olumsuz bir şekilde lanse edilmesi kamunun bu problemleri nasıl algıladığını olumsuz olarak etkilemekte, ön yargılar yaratmakta ve geleneksel olumsuz görüşleri güçlendirmektedir.

Bu, “deliliği” çağlar boyu genellikle ‘suç ve şiddet ile ilişkilendiren birçok kültürde böyledir. Elbette zihinsel hastalık ile 'olumsuz davranış’ arasındaki ilişki farklı derecelerde yapılmaktadır. Bazen gönderme, komedide New York büyük şehrine ait 'sinir hastalığı’na yapılır. Bu, uzun yıllar hastanede yatmış kronik bir hastanın şizofrenik nüksünden bahsetmekle aynı değildir. Film endüstrisi aslında halkın ilgisini geçebilecek kişilikler yaratmaktadır. Bu sebeple ‘deli suçlu’ ile ‘ölüm saçan psikopat' klişelerini ekranda oldukça sık görmek tesadüfî değildir. Bununla birlikte bu odaklama sadece filmlerle oluşmamaktadır. Dünya edebiyatına baktığımız zaman karakterlerin birçoğunun bir yönüyle tuhaf bir zihne sahip olduğunu ve bazı zihinsel hastalıklar yaşadıklarını görmekteyiz. Son zamanlarda çıkan kitapların büyük bir kısmı, seri katiller üzerinde yazılan kitaplarda olduğu gibi, aşırı uçlardaki davranışları ele almaktadır.

Sonuç olarak zihinsel hastalıkların ve bunların terapilerinin film ve kitaplarda nasıl sunulduğunu değerlendirmek gerekmektedir ve bu forumda yapmayı hedeflediğimiz de tam olarak budur. Filmler ve kitaplar kadar insan aklı da çok engin ve farklı dünyalar olduğu için bu iki alanın bir araya geldiği alanları araştırırken çok disiplinli bir yaklaşım kullanacağız.


Bu sayfayı yazdır Bir arkadaşına gönder Bu sayfanın başına geri git
Normal
0
0

10 Ipucu