Giriş İletişim Site haritası Sözlük Yardım
Ana sayfa Giriş Giriş
 
Bu sitenin tıbbi ve bilimsel içeriği Avrupa Danışma Kurulu tarafından hazırlanmış ve editoryal rehberliğimiz altında ulaştırılmıştır Avrupa Danışma Kurulu

HON Vakfının HONcode ilkelerine bağlıyız. HONcode ilkelerine bağlıyız.
Buradan teyit edin
 | 
 | 
 | 
 | 
 | 
 | 
 | 
Depresyon hakkında

Giriş

Depresyon terimi, birçok kişinin hissettiği bir duyguyu ya da bir ruh halini tanımlamak için kullanılır. Herkesin kendini üzgün ya da mutsuz hissettiği anlar olur. Ancak, genelde bu hisler çok uzun sürmez. Bu durumun aksine, şiddetli depresyon geçiren kişiler, ciddi bir hastalıktan dolayı acı çekerler. Bu hastalık yalnızca hastaların ruh halini değil, aynı zamanda bir dizi normal vücut fonksiyonunu da etkilemektedir.

Depresyon, bir kişinin yemek yeme ve uyuma durumunu etkileyebilir; ama en önemlisi, bu durum kişilerin kendileri hakkında nasıl hissettiklerini etkiler. Depresyon insanların hayal ettikleri ya da kendi kendilerine neden oldukları bir evre, geçici bir ruh hali veya akli durum değil, zihinsel bir hastalıktır. Bu hastalıktan yakınan kişiler, hisleri ya da akli yapıları nedeniyle suçlanmamalıdır.

Şiddetli depresyon geçiren kişiler genelde üzgün, çaresiz, umutsuz ve sinirli olurlar ve bu hislerden bir türlü kurtulamazlar. Bu duyguların kalıcılığı ve şiddeti, depresyonu, normal ruh hali değişikliklerinden ayıran en önemli özelliktir. Klinik depresyon süreklidir ve bir kişinin normal hayatını idare edebilme yeteneğini şiddetli bir şekilde etkiler. Depresyon, bir kişinin aile ilişkilerini, arkadaşlıklarını ve okula ya da işe gidebilme becerisini, yani günlük yaşamını alt üst edebilir. Eğer kendinizin veya bir sevdiğinizin depresyon şikâyeti olduğunu düşünüyorsanız, hiç gecikmeden doktorunuza danışın.

Bir kişiye klinik depresyon (bu durum için kullanılan tıbbi terim) tanısı koymak, hastalığın semptomlarının tedavi gerektirecek kadar şiddetli olduğunu gösterir. Klinik depresyonun birkaç değişik tipi bulunmaktadır. Bu tiplerden her birinin farklı özellikleri bulunur. Bu tipler: ağır veya şiddetli depresyon, distimi, çift depresyon, iki uçlu bozukluk ve mevsimsel duygudurum bozukluğudur (MDB).

Depresyon, dünya çapında yaygın olan önemli bir sağlık problemidir ve bu sebepten dolayı sağlık ve sosyal hizmetler üzerinde ağır bir yük oluşturur. Her on yetişkinden neredeyse biri depresyon semptomlarından şikâyetçi olup, depresyon dünya genelinde sorunlu maluliyetlerin en önemli nedenidir. Depresyon hastalığının en yoğun yaşandığı yaş dönemleri yirmili yaşların başıyla kırklı yaşların ortaları olarak belirlenmiştir.

Kadınların yaklaşık % 12’si klinik depresyondan şikâyetçidir; bu, erkeklerdeki oranın neredeyse iki katıdır (yaklaşık %7). Her dört kadından bir tanesinin hayatının herhangi bir evresinde şiddetli depresyona yakalanma olasılığı bulunmaktadır. Buna karşın, depresyon şikâyeti olan her beş kadından sadece bir tanesi, doğru tedaviyi almaktadır. Ayrıca, kadınların, depresyonun yanı sıra, endişe, uyku bozukluğu, panik atak ve yeme bozuklukları gibi diğer semptomlardan şikayetçi olmaları da çok muhtemeldir.

Depresyon hastalığı genellikle gençlik çağında ya da erken erişkinlik döneminde başlar. Birçok kişide hastalığın teşhisi yıllar alabilir. Bunun muhtemel sebebiyse toplumun depresyonu bir hastalık olarak dikkate almamasıdır. Bu nedenle depresyonu olan kişiler tedavi edilebilir bir hastalıkları olduğunun farkında olamayabilirler ya da semptomlarından utanç duymaları sebebiyle tedavi almaktan çekinebilirler.

Birçok kişi uygun bir teşhis ya da tedavi almaksızın yıllar boyu depresyon hastalığıyla yaşamaktadır. Halbuki depresyon en kolay tedavi edilen zihinsel hastalıktır ve erken teşhis, tedaviye erken başlanabilmesi durumunda, uzun süreli sonuçları önemli bir şekilde etkiler. Depresyon hastalarının %80 ila %90’ı tedaviye olumlu cevap verir. Tedavi edilmediği sürece, depresyonun semptomları haftalar, aylar ya da yıllar boyunca sürebilir ve bu durumu kronik bir bozukluk haline getirebilir. Bu, çoklu dönem riskini artırır.

Depresyon uzun süreli bir hastalıktır ve uzun süreli tedaviyi gerektirir. Bazı hastalar iyileşmiş gibi görünseler de daha sonra hastalık nükseder. Bunun sebebi de hastaların genelde kendilerini iyi hissettiklerinde ilaç almayı bırakmalarıdır. İlaç tedavisine devam etmek hastalığın nüksetmesini ve semptomların yeniden belirmesini engelleyebilir.

Yaşlılardaki depresyon genelde tespit ya da tedavi edilmemiş olarak kalır. Yaşlanmakta olan kişilerde görülen depresyon belirtilerinin acayiplik ya da huysuzluk olarak algılanması ve göz ardı edilmesi ihtimali yüksektir. Depresyonun yaşlı kişilerde algılanmasının bir başka zorluğu da yaşlıların genelde akıllarının karışık olması ve konsantrasyon bozukluğu göstermeleridir. Bu semptomlar genellikle bunama, Alzheimer hastalığı ya da diğer zihinsel bozukluklar olarak algılanabilir. Ruh hali değişikliklerine ve depresyon belirtilerine, yüksek tansiyon ya da kalp rahatsızlıkları için alınan ilaçlar da neden olabilir.

Depresyonun Sebepleri hakkında daha fazla bilgi edinin


Bu sayfayı yazdır Bir arkadaşına gönder Bu sayfanın başına geri git
Normal
0
0

Tardif Diskinezi

Aile ve Arkadaşlar

10 İpucu